Kemal's profile๑۩۞۩๑●●●●๑۩۞۩๑●●●●● TeRe...PhotosBlogLists Tools Help

Blog


    2/16/2007

    CheChnya

      

    TARİH AFFETMEYECEK
    ağlayanlar bir gün güler
    elbette
    uyanmakla
    anlamakla
    bilmekle ben
    âmenna
    'kısa çöp uzun çöpten hakkını alır'
    elbette
    direnmekle
    kurtulmakla
    barışla ben
    âmenna
    (Hasan Hüseyin Korkmazgil, Amenna)


    Biz Hakka Ve Adalete İnanıyoruz

    Ürkek bakışlarıyla canımın içi küçük bebeler, kamplarda titrek, bezgin, kamplarda aç ve sefil. Canımın içi küçük atmacalarım, boynubükük, vurgun, yaralı bir serçe gibi büzülmüş yatan yavrularım, sizi ne haklı kılabilir?

    Ne kadar dil dökseniz, ne kadar yalvarıp yakarsanız da görmek istemeyen, kafasını kuma sokanlar için, hiç ama hiç bir zaman var olmadınız ve olmayacaksınız.

    İğfal edildikten sonra, üstüne benzin dökülerek yakılan kız kardeşinizin cesedini görmeniz de yetmez,üç yaşındaki minimini oğlunuzun, çivili bombalarla delik deşik olmuş küçücük bedenini gözyaşlarıyla kucaklamak ta...

    On yedi yaşında hayatınızın baharındayken, sırf Çeçen olmanız sebebiyle götürüldüğünüz Omon karakolunda yediğiniz öldüresiye dayaktan sonra, alaylı bir şekilde yöneltilen  'avukat ister misin' sorusuna son bir umutla sarılıp, avukat diye getirilen vahşi köpeğin sivri dişleriyle parçaladığı yüreğinizden kan sızarken, hayata attığınız son bir bakış da sizi haklı kılmaz...

    Peki ne haklı kılacak sizi? Daha kötü ne olabilir? Bundan ötesi var mıdır?

    Yalnızlığı soğuk bir hançer gibi böğrünüze sapladılarsa. Paylaşacak, paylaşılacak hiçbir şey kalmadıysa, kırılasıca, yazmaz olasıca eller, kuruyup kopasıca diller, kör olasıca gözler, daha neyi görecek, söyleyecek, yazacak.

    'Buyurun ağalar, bu ülke, bu vatan, bu evler, köyler sizin, bu analar, bacılar, tüm malımız mülkümüz sizin' deseniz, bir günün içinde trenlere bindirilip hayvan vagonlarında, Sibirya'ya sürülmekten sizi kurtarır mı?

    Vagonlara kadın-erkek tıka basa doluşturulduğundan, aldığı soylu terbiye sonucu ihtiyacını gideremeyen ve mesaneleri patlayıp ölen insanları, insafsız GRU'nun sorgulama odalarının taş zemininde, bileklerine kadar buzlu suyun içinde anadan üryan saatlerce bekleyenleri kurtarır mı?

    Binlerce tahtakurusu dolu özel hazırlanmış dolaplara çırılçıplak kilitlenip kendi pisliğinin içinde kan kaybından ölenlere mani olur mu? Ancak on kişinin barınabileceği tek pencereli bir odaya balık istifi tıkıştırılan, üst üste çıkıp 'hava, bir nefes hava' diye inleyerek ölen yüzlerce kişiye son bir yudum nefes verir mi?

    Ama Biz Yine de Özgürlüğe ve Adalete İnanıyoruz!

    Adımız gibi biliyor ve inanıyoruz ki, biz burada inim inim inlerken, biz burada dişimizi tırnağımıza takmış sabır ve metanetle direnirken ve biz burada sessizce ölürken, sus pus olmuş kılı bile kıpırdamayanları, hep unutup, hep kaçanları, kulağının üstüne yatanları tarih asla affetmeyecek.

    Çünkü biz inanıyoruz...

                                                                                                                                                                                                                                 ATİLLA DOĞAN

     

     

     

                                        

     

     

    KİMSENİN SESİ ÇIKMAYACAK!

     

    Yeryüzü tarihinde her zaman için inanan insanlar ve onlara karşı çıkan zalimler yer almıştır. İnsanlık tarihinde, iktidar sahiplerince zulme maruz kalmış sayısız örnekler bulunmaktadır. Bu örnekleri peygamberler tarihinde gördüğümüz gibi pek çok halkın özgürlük mücadelesinde de görebiliriz. Yaşadığımız yakın tarih içersinde Rus zulmüne maruz kalmış Çeçen halkının mücadelesi göze çarpmaktadır. Sovyetlerin dağılması nın arkasından pek çok halkın özgürlüğü bağımsızlığı kabul görmüşken Çeçen halkına özgürlük çok görülmüş, bağımsızlık kararından vazgeçmeyen Çeçen halkına yıllardır baskı kurularak adeta kan kusturulmaktadır. Eşi benzeri görülmemiş baskılarla zulümler işlenmiş insanlar katledilmiştir. Bütün bu yaşanan zulme direnen yiğitler topluluğu Dudayevler Hattablar Mashadovlar Abdulhalimler, Şamiller, Ebu Hafslar direnişin sembolleri olmuş tarihler yazmışlardır. Dış dünya da ise maalesef dünya Müslümanları bu kahramanları yalnızlığa itmiş onları düşmanlarıyla baş başa bırakmıştır.İhlal edilen insan hakları, katledilen sivil halklar, öldürülen sakat bırakılan binlerce insan manzaralarına rağmen tüm dünya sessizliğe gömülmüş hiç kimsenin sesi çıkmamıştır. Halen daha bugün Çeçenistan da genç kızlar kaçırılmakta, namuslar kirletilmekte, bebekler öldürülmekte, yasaklanmış kimyasal silahlar ve zehirler Çeçen halkı üzerinde denenmektedir. Ve olup biten bu olaylar karşısında batı sesini çıkartamamaktadır. Çünkü Rusya elindeki enerji kozunu (doğalgazı) tehdit unsuru olarak kullanmaktadır. Hiçbir televizyon ve basın kuruluşu Çeçenistan hakkında konuşmaya cesaret edememektedir. Herkim Çeçenistanda ki işkenceleri zulümleri yazacak ve konuşacak olsa gizli güçler tarafından öldürülmektedir. Bunlara yine hepinizin bildiği gibi yeni bir gazeteci ve diplomat eklenmiştir. Bütün bunlardan açıkça anlaşılmaktadır ki Rusya yaptığı bu zulme hiç kimsenin sesini çıkarmasını istememektedir.

     Peki değerli Müslümanlar, size sormak isterim, zulme susan dilsiz şeytandır. Düsturunu bize peygamberimiz öğretmedi mi? Çeçenya daki bu zulüm yıllardır sürerken dünyanın sessizliğini anlamak mümkün mü?  

    Bizler burada zulme karşı her gün kardeşlerimizi şehit verirken canlarımızı pazara sermişken sizler bu zulümlerden bahsetme cesaretini göstermiyecekmisiniz? Dualarınız dada mı bizleri unutacaksınız. Peygamberimiz Müslüman müslümanın kardeşidir. Onu düşmanın eline terk etmez, kardeşinin ihtiyacını giderir demiyor mu?

     Sizce masum çocukların ve kadınların binlerce insanın ölmesinden sakat kalmasından sorumlu olanlara karşı çıkmak mı Suçtur?. Yoksa sesimizi çıkartmadan gözlerimizi kapatıp sessiz kalmak mı? Şüphesiz ki Allah güçlülerin en güçlüsüdür. Yapılan zulümlerin O nun katında cezası büyüktür. Allah ın gücü her şeye kadirdir. Rabbimiz biz sana güvendik sana dayandık kâfirlere karşı bizler yardım et! Bizleri düşmanın eline terk edenleride sana havale ediyoruz.. sen bizim yardımcımızsın İnşallah bizlerin güzel günleri de yakındır, zor zamanlarımızda yanımızda olanları bizler unutacak değiliz. Savaştan önce bizlerinde dostumuz ve düşmanlarımız vardı. Şimdi düşmanlarımız buradalar peki dostlarımız nerede?  

    Şüphesiz ki Allah ın vaadi gerçektir. Allah ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir.

    İbrahim suresi ayet–42

    Şikâyetimiz, adeta bize, gidin siz rabbinizle beraber savaşın der gibi bizi yalnızlığa iten yalnız bırakanlaradır. Her gün kardeşlerimizin şehadet haberlerini almaktasınız .belkide yakın bir zamanda bizlerin şehadet haberleri sizlere ulaşacak.. Bizler bu yolda sonuna kadar yürümeye kararlıyız. Sizlerin de bizlerle olduğunuzu bilmek bize güç veriyor. Bizim bir canımız var onu da bu zulmün sona ermesi için vermeye hazırız. Fakat bizimle beraber olan siz kardeşlerimizin bizler için yaptıklarından fazlasını yapma imkânı var. Örneğin, Dua eden kardeşlerimiz bizler için gece namazlarında kalkıp dua etsinler. Maddi desteği olan kardeşlerimiz ise bizleri yardımlarında unutmasınlar. Burada yaşananları tarih sayfasına zulmün büyüğü olarak kaydetmektedir. Zorlu mücadelemizde bizimle olan kardeşlerimize de Rabbimiz inşallah ecirlerin büyüğünü derecelerin en yükseğini verecektir.

    Bizleri dualarınızda unutmamanız dileğiyle Allah a emanet olunuz..

                         

    Sizleri Allah için seven kardeşiniz Abdullah